Denetim Kültürü Üzerine Meslek İçi Öz-Eleştiri
Bu yazı denetim kültürüne odaklanmaktadır. Bazı tutum ve davranışlar denetim kültürünün iyi uygulamalar açısından değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Denetim kültürü bireyin değerlendirmelerini de etkiler.
Hepimiz çeşitli vesilerle karşımızdakini, olayları ve yaşadıklarımızı değerlendiririz. Değerlendirmeler kişinin bakış açısı, düşünce tarzı, kültürü, taraf tutması vb. çok çeşitli faktörlerden etkilenir. Birey olarak değerlendirmelerden kendiniz sorumlu olursunuz. Bu tür değerlendirmelerin çok kişinin başını yaktığını veya haksız olarak belirli yerlere gelebildiğini hepimiz biliyoruz.
Değerlendirme kişinin insan hakları, hukukun üstünlüğü ve etik/ahlak kurallarına dayanır. Bunlara saygısı yoksa ve benimsememişse o kişinin değerlendirmelerine güvenmemek gerekir.
Kalite yönetim sistemi, akreditasyon, yüksekokul kalite güvencesi sistemi, kurumsal akreditasyon ve program akreditasyonu, bakanlık denetimleri vb. kurumları ve kuruluşları temsilen yapılan denetlemelerde bulunan değerlendiriciler öncelikle belirli özellikleri taşıdıkları için seçilmiş olmalıdır. İkinci paragraftaki özellikleri taşımazlarsa değerlendirme sürecinin güvenilirliği zedelenir. Bu özellikler seçim kriteri olmalıdır.
Kurumsal değerlendiriciler ve denetçilerin referans aldığı standart ve kılavuzları çok iyi bilmelidir. Aynı zamanda özellikle akreditasyonda konuyla ilgili teknik yeterlilikleri çok iyi kazanmış kişiler olmalıdır.
Bunların yanında değerlendirilmek veya denetlenmek için başvuran kurum ve kuruluşlar da referans alınan standardı çok iyi anlamış olmalıdır.
Özellikler, şartlar, gereklilikler veya koşullar referans alınan standart ve kılavuzlarda net açıklanır. Neyin nasıl yapılacağı da bilimsel olarak kabul edilmiş yayın ve kitaplarda bulunur.
Tüm bilgiler açık ve erişilebilir iken aşağıda açıklanan gerçekler; kalite, akreditasyon vb. belgeleri sağlayan kuruluşların dikkatini çekecektir:
- Sürekli iyileştirme sistemini kurmayan kalite yönetim sistemi belgesi alan kurum ve kuruluşlar var.
- Denetlemelerde referans alınan standardın, kılavuzun ve soru maddelerinin sağlanmasına dikkat edilmiyor.
- Çeşitli amaçlar yanında gerçekten gelişmek için belge almak isteyen kurum ve kuruluşlar kendilerine yollanan denetçi veya değerlendiricinin bilgisinden memnun olmayabiliyor.
- İşin kalbini veya esasını algılamamış olanlar da referansa göre hareket eden ve teknik açıdan bilgili ve yetkin değerlendirici veya denetçiden memnun olmuyorlar.
- Değerlendirici veya denetleyici kurum veya kuruluşlar tarafından da bazen teknik değerlendirmeler yerine ilişkisel kolaylıkların tercih edildiği görülmekte.
Yaşanan kısır döngüye dikkat çekmek istedim.
Yaşanan bu kısır döngünün tarafı olmamak, onu fark etmek ve dönüştürmek ise hepimizin sorumluluğudur. Denetim ve değerlendirme kültürünü teknik yeterlilik, etik duruş ve bilimsel referanslar temelinde yeniden güçlendirmek zorundayız. Bu yazı, meslek adına bir öz-eleştiri ve gelişim çağrısı olarak kaleme alınmıştır.
Saygılarımla…
Prof. Dr. Diler Aslan
ORCID ID: 0000-0003-4907-9445
13 Şubat 2026

Bu Gönderide 0 Yorum Var